Güntay Gäncalp

Rübailer

 

Men Şaman oğluyam, menden uzak dur

Ya da sen kendini gel mene uydur

Menim özgürlüğüm dinlerden ulu

Gel özgür eşqini bu dünyada qur

 

 

NEFES söyleyecem mänä SAZ verin

Qarlıca qış verin, sıcak yaz verin

Köksüm gizlerini boşaltmaq üçün

Arazbarı[1], sarenc[2] ya şehnaz[3] verin

 

Men şarap içeyim, sen namaza dur

Men haq söyleyeyim sen yalan uydur

Men dinsiz haklıyım, sen dinli haqsız

Hakkı boğmak için fetvalar buyur

 

Dinler zindanından qurtuldu könlüm

Tanrı sevdasına vuruldu könlüm

İçimi doldurmuş din zulmetinden

Axar sular kimi duruldu könlüm

 

 

Çeşmenin başında güzel bir peri

Uzanan yollara dikti gözünü

Gördü ki yollardan kimse gelmäyir

Soyunup bulaqda yudu özünü

 

Ey güzel süzülüp ışın ışın sen

Içimi ışıqla doldurdun hemen

İndi qaranlıqlar def olup getmiş

Mutlu bir ayddınlıq içindeyem men

 

Dedim içerimde min türlü giz var

Köksümde çağlayan gizli deniz var

Söyledi: “şarap iç unut bunları

Gäl de dodağımı nuş eyle ey yar”

4

Dedim: nefesindir menim melhemim

Menim qurtarıcım, menim hemdemim

Söyledi: öp meni, dodağımdan öp

Anlamsız keçmesin geden bu demim

 

Senden uzaqlarda sevimli dilber

İçim qan ağlayır gündüz, geceler

Bu yorğun könlümün melhemi sensen

Gel de röyalarda kendini göster

 

Baxtım yanağına, o al kırmızı

Lalenin rengidir ey Kırım qızı

Senin gül üzünü gördüyüm günden

Könlüm hep isteyir Uyğur qımızı[4]

 

 

Şeyh-ül İslam dedi: “Şarap haramdır

Dine aykırıdır, yanlış meramdır”

Ben şarap içerim, o, xalqın qanın

Haq kimde ayandır, kimde tamamdır?

 

Camide minlerce köle gördüm men

Düşsüz, düşüncesiz canlı leşlerden

Çirkince bir qoxu yükseliyordu

Bu baygın “inasan”lar ayılmaz neden?

 

Bir gece rüyama girdi de İblis

Derdini önüme serdi de İblis

Dedi: “men suçsuzum” şeyh-ul islamin

Riyasından bilgi verdi de İblis

 

Bir gözel gördüm de hayretlendim men

Dedi: men İblisim, şaşırdın neden?

Dedim: seni çirkin resm eylemişler

“Ressam düşmanımdır”-dedi o üzden

 

İblise sordum ki: ey ulu melek

Neden sen secdeye duymadın gerek?

Dedi ben özgürlük vurgunuyam DOST-

Özgürlük örneğin qoy görsün felek

 

Sen ey din xadimi bağırıp durma

Yalanlar söyleyip hädis uydurma

Senin quran’ın da hädislerin de

Tamamı uydurma, tamamı qurma

 

Käbeye yol aldı sürüngen deste

Hepsi de riyakar, hepsi de xäste

Duydum meyhanede bir ermiş diyor:

Men şarap içerim en son nefeste

 

Müslüman gördün mü, ondan uzaklaş

Çalış ki, def olsun o yavaş yavaş

Onun ağlı dayaz, davranışı qan

İslam kökenlidir bu cehil, qardaş

 

Menim bu dünyada bir görevim var

O dünya şeyxindir, o da riyakar

Cennet şarabını özlesin zahit

Menim bardağıma şarap süz ey yar

 

Äräb inancından bezdik artık biz

Qurtuluş dileriz, ışık isteriz

En olgun yaşında söyledi Vahit[5]:

“Meni musikiyle defn edersiniz”

 

Menim dodaqlarım susamış ey yar

Gel de dudağımı dudağnla sar

Bu susuz könlümü doldur doyuzdur

İçimi yandıran bir susuzluk var

 

Gel ey dost şad olak bundan sonra biz

Qämden azad olsun seven qälbimiz

Unut o dünyanın yalanlarını

Bu dünya dediyin giz doludur giz

 

Duyduğun bu seda ezan sesidir

Cahil näräsidir, azan sesidir

Doğruyu, gerçeyi çağrıştıran ses

Ezan sesi değil, ozan sesidir

 

 

 

 

Camiye girdin mi, ussuzlaşırsın

Erdemsizleşirsin ucuzlaşırsın

Tanrıya uzanan yoldan azarsın

Cahiller içinde yolsuzlaşırsın

 

Güzel, dudağında barınmış gizler

Gözlerim hak dolu üzünü izler

Mänä dudağından bir öpücük ver

Bu öpüş gönlümü yuyar, temizler

 

Şeriät qadını köle eyledi

“Gözellik çarşafa bürünsün” dedi

Qadınlık mahv oldu, qadın alçaldı

Şeriat bayguş tek şarkı söyledi

 

Ben Babek Hurremdin inanclıyam yar

Menim içerimde ulu Şirvin[6] var

Kölelik, şerşiät menden uzakdır

Us[7]um ve üreyim özgürlük arar

 

Usu mezarlara gömdü şeriät

Uslunun derisin soydu şeriat

Bu gözel dünyanı bir tamu[8] etti

Dünyayı pis güne qoydu şeriät

 

Eşşek olmayanı boğdu şeriät

Nahır nahır eşek doğdu şeriät

Eşşekler çoxaldı, insan azaldı

Başını sarığa soxdu şeriät

 

Qurandan ayeler buyurdu eşşek

Eşşekliyi ülvi duyurdu eşşek

Insanlık insanı terk edip getti

Qätl için fetvalar buyurdu eşşek

 

Uzaq, şeriätdän ve şärdän uzaq

Cennet yalanından mähşerden uzaq

Bismillah söyleyip qan içenlerden

Düşsüz, düşüncesiz beşerden uzaq

 

Tebrize sevgiler, saygılar bizden

Çağlar tinimizden[9], üreyimizden

O ulu baş kendi daim özledik

Her zaman öğrendik Şems-i Tebrizden

 

Şems-i Tebrizinin soyundanıq biz

Qorqut dedemizin boyundanıq biz

Erenlik, erginlik bizim töremiz

Ermişlik ve sevgi toyundanıq biz

 

NEFES söyleyecem serhoş oldum ben

Eğnime dar geldi bu beden bu ten

İçimde çağlayır sonsuz bir deniz

Meni mutlu qılmış Tanrı ezlden

 

Bir gün qäbrim üste gelecek olsan

Yükselen tüstünü görecek olsan

Bilmiş ol, häsretin canımı yaxmış

Gel menim yanıma ölecek olsan

 

Sensiz mezarım da od tutup yanar

Dilim dilim alov mezardan qalxar

Yalnız nefesinle söner bu ateş

Meni qäbrimde de tek buraxma yar

 

Kiminle paylaşım yalnız dünyamı

Benden uzakdılar çevremde hamı

Senli günlürimi düşliyorum yar

Mutluluk içinde keçen eyyamı[10]

 

Bir kendim olayım, bir saz bir de yar

Men şarkı söyleyim räqs etsin dildar

Bir de şarap olsun, qırmızı şarap

Sonra da boynuma sarılsın qollar

 

O dünya var ise gerçekten eger

Tanrıdan dileyış olsa müyesser

Ne melek dilerim ne de ki huri

Güntay seni ister, hep seni ister



[1] . Arazbarı (musiki), şur makamında okunan ritmik şubedir.

[2] . Sarenc, Şur makamında Hecazdan sonra ve Neşıb-ferazdan önce okunan şubedir. Sema-i Şems makamının bir parçası şeklinde de okunmaktadır.

[3] . Küçük hacimli makamdır ve Şur kökünde okunur.

[4] . Kımız, Türkistanda, özellikle Uygurlarda daha iyi hazırlanan, terkibinde at südü olan şaraptır.

[5] . Aliağa Vahit, Azerbaycan’ın ünlü şairidir.

[6] . Şirvin, Hurremilerin Tanrısı idi. Şirvin insanları kendisi seçiyor ve onlara hülul edip, onları bir amaca göre görevlendiriyordu. Babek Hurremdin diyordu: Bende Şirvin var, yani Tanrı bendedir. Babek Hurremdinden sonra Şirvinlik “ENEL HAK”lik şeklənde otaya şikacak ve enel hak söyleyenler aynen Babek Hurremdin  gibi öldürüleceklerdi.

[7] . Us, akıl

[8] . Tamu, cehennem demektir. Tam Türkçe olan bu sözcüğü Ibranice olan cehennem sözü dilimizden dışlamıştır.

[9] .Tin, ruh

[10] . Eyyam, günlür